Çeviride anlamın yitirilişi: Google Translate’in Yorùbá -ve diğer dilleri- yanlış çevirme sebebi

0
61

Wikimedia Kullanıcı Grubu Nijerya, Kasım 2018, Wikipedia Commons tarafından CC.BY.2.0.

İngilizce, çevrimiçi iletişimi internetin doğuşundan beri “evrensel” dil olarak domine ediyor. WebTech3’e göre internetteki sitelerin yarısından fazlası İngilizce.

Fakat başka dilleri kullanan insanların da çevrimiçi olmasıyla beraber, dilbilimsel bir dijital devrim gerçekleşiyor – birçok dilin İngilizce çevirisine tek bir butona basarak anında ulaşım imkanı.

Birçok teknoloji firması İngilizce olmayan kelimeleri kaydetmek için çaba sarf ediyor, birçok dilin dijitalleştirilmesi için imkan sağlıyor. GoogleYoruba NamesMasakhane MT ve ALC teknolojiyi İngilizce dışındaki dillerle bir araya getirmeye çalışan firmalardan ve kuruluşlardan bazıları.

Şubat 2020’nin sonunda, Google’ın duyurusuna göre dört yıllık aradan sonra yeni beş dil Google Translate servisine eklenecek, bunların arasında Kinyarwanda, Uygur, Türkmence ve Odia dilleri var.

Fakat şuana kadar çeviri seçeneğine bastıktan sonra İngilizce versiyonunun en iyi durumda ortalama olduğunu, ve en kötü durumda da bütünüyle alakasız olduğunu fark ettiğiniz oldu mu?

Bu tarz bir dil çevirisi ve erişim sağlama durumunda birçok uyuşmazlık ve zorluk bulunuyor.

Twitter, Yorùbá dilinin Google Translate ile İngilizce’ye çevrilmesi imkanını sunuyor, ve sonuç genelde tamamen kötü olmuyor – bazen birkaç kelime doğru çevrilebiliyor.

Bu zorlukların sebebi, teknoloji firmalarının dilbilimsel verilerini internetteki İngilizce çevirilerden elde etmeleri. Bu tarz veriler bazı diller için işe yaramakla beraber, Nijerya’daki ana dillerden Yorùbá ve Ìgbò’da yetersiz veya yanlış kullanılan, tonlamayı belirten aksan işaretlerinden ötürü zorluk yaratıyor.

Google’ın beş yeni dil eklemesinin neden dört yıl sürdüğü sebebiyle alakalı olarak, bir şirket sözcüsü şu açıklamada bulundu:

“Google Translate, internette hazır bulunan çevirilerden faydalanarak gelişiyor ve eğer bu dillerin internetteki kullanımı yeterince fazla değilse, sistemimiz bu dilleri çevirmekte zorlanıyor… Ancak, makine öğrenimi teknolojisindeki yeni gelişmelerle beraber, ve Google Translate Community’nin aktif katılımıyla bu dilleri eklemeyi başardık.”

Ayrıca, birçok insan bu dillerdeki yazımlarda -ve hecelemelerde- başarılı olamayabiliyor. Sonuç olarak da kaliteli çeviriler ortaya çıkmıyor çünkü bu tarz hatalar yanlış olarak işaretlenmiyor.

Makinelerin yaptığı çeviriler birçok kelimeyi yanlış algılıyor, özellikle de kültürel detaylara sahip olanları. Örneğin, Yorùbá’daki ayaba ve obabìnrin anlamlarını kültürel bir çerçeveden alıyorlar. Birçok makine, bu iki kelimeyi de “kraliçe” olarak çeviriyor. Ancak, geleneksel ve kültürel bakış açısından belirtilmesi gereken, ayaba ve obabìnrin kelimelerinin farklı anlamlara sahip olduğu. Ọbabìnrin, İngilizce’de “kraliçe” anlamına gelirken, ayaba “kralın karısı” anlamına geliyor.

Bu tarz çeviri karmaşalarına rağmen, teknoloji Afrikan dillerinin dijital alanda gelişimini sağlıyor ve yeni kelimelerin kullanımını da yaygınlaştırıyor. Akıllı telefonlar ve tabletlerin yayılmasıyla beraber Afrikan dilleri de yayılıyor, ve bu yeni teknolojik aletlerin ve konseptlerin tanımı için yeni kelimeler bu dillere yerleşiyor. Bu süreç sayesinde dillerin kullanımı ve işlevselliği artıyor.

Yeni teknolojilerin ortaya çıkışıyla beraber, Afrikan dillerindeki kelime bilgisi de daha sofistike bir hale geldi. Örneğin, Yorùbá dilinde artık teknolojiden kaynaklı kelimeler bulunuyor: erọ amúlétutù (“klima”), erọ Ìbánisọ̀rọ̀ (“telefon”), ve erọ Ìlọta (“öğütme makinesi”) gibi. Aynı şekilde Igbo dilinde de benzer kelimeler belirdi: ekwè nti (“telefon”) ve ugbọ̀ àlà (“ulaşım aracı”) gibi. Bu toplumlar kullandıkları aletlerin fonksiyonlarına göre yeni isimler veriyorlar.

Yorùbá’daki radyo-televizyon yayıncılığı ve reklamcılık gibi derslerde öğrenciler insanların televizyonu erọ Amóhùnmáwòrán olarak adlandırdığını görüyorlar. Bu söz yapım birçok soruyu ve görüşü doğuruyor – bazı öğrencilerin argümanına göre video kameralar ve kayıt aletleri de işlevleri doğrultusunda erọ amóhùnmáwòrán olarak adlandırılabilirler.

Teknolojideki bu dilbilimsel engeller diller için sağlıklı – hem dilbilimsel, hem de teknolojik gelişimde eleştirel düşüncenin canlanmasına olanak sağlıyor.

CNN’in belirttiğine göre, 2019 yılında Google; Accra, Ghana’da “Google Translate’in Afrikan dillerini daha kesin çevirebilmesini sağlama” odaklı ilk AI [yapay zeka] araştırma merkezini açtı. Yine CNN’in yayınladığına göre, Google’ın Afrika’daki AI çalışmalarını yönlendiren araştırmacı bilim insanı Moustapha Cisse, “2,000’den fazla lehçeye sahip bir kıta daha fazla çabayı hak ediyor” diye belirtti.

Mozilla ve BMZ yakın zamanda Afrikan dilleri için ses teknolojilerini geliştirecekleri işbirliklerini duyurdular. Bu tarz girişimlerle beraber, Afrikan dillerinin geleceğinde yeni çalışmaların yapılacağı öngörülüyor.

 

Bu yazı normalde ulaşılmasının zor olduğu yerlerde sivil medyanın yaygınlaşması için çalışan bir Global Voices projesi olan Yükselen Sesler‘den alınmıştır.

Tercüman : Doğa Çelik

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here