Hemşince ve Hemşinliler

0
407

Hemşinliler, MS 620/780’li yıllarda bugünkü Ermenistan sınırları içinde yer alan Sevan Gölü (Gökçe göl) ile Aragats Dağı (Elegez Dağı) arasındaki bölgeden Arap baskınları nedeniyle göçerek Doğu Karadeniz’e gelen ve zamanın Bizans İmparatoru tarafından Doğu Karadeniz’in (Rize İkizde­re-Fındıklı arasındaki bölge) dağlık iç kesimlerine yerleştirilen bir halk­tır. Göç esnasındaki liderlerine atfen kurdukları yerleşime Hamamaşen adı verilmiş, zamanla bölge Hamşen/Hemşin kendileri de Hamşe(n)tsi/ Hemşinli olarak adlandırılmışlardır. Hemşinliler burada 1461 yılında Os­manlı İmparatorluğunun Trabzon’u fethine kadar bir prenslik olarak yaşa­mışlar, bu tarihten sonra ise Hemşinlilerin önemli bir bölümü anayurtla­rından ayrılmak zorunda kalmıştır.

Bugün akademik düzeyde Hemşinliler 3 grupta değerlendirilmektedirler;

1) Batı Hemşinlileri: Rize’nin Hemşin ve Çamlıhemşin ilçeleri ile Fındıklı-Ardeşen-Pazar-Çayeli-İkizdere ilçelerinin dağlık ke­simlerinde yaşayan Hemşinliler. Bati Hemşinlilerin bir kısmı son­raki süreçlerde Erzurum, Tokat ve Yozgat gibi bölgelere göç etmiş veya yerleştirilmişlerdir…

2) Doğu Hemşinlileri: Muhtemelen 17-18 yy’larda tarihi Hemşin bölgesinden Batum ve Artvin’in Hopa ve Borçka ilçe­lerine göçen Hemşinlilerdir. Batum’da yaşayan Doğu Hemşin­lileri 1944 yılında SSCB tarafından Kazakistan ve Özbekistan’a sürülmüşler, bunların bir kısmı SSCB nin dağılmasından sonra Rusya’nın Krasnodor ve Moskova arasındaki bölgesine göç etmiş­lerdir. Doğu Hemşinlilerinin bir bölümü de 1878-1879 Osmanlı Rus Savaşı ( 93 Harbi) döneminde Düzce ve Adapazarı bölgesine göçmüşlerdir.

3) Kuzey Hemşinlileri: Osmanlı’nın Trabzon’u fethi sonrasın­da anayurtlarını terk ederek Trabzon –Samsun arasındaki bölge­ye yerleşen ve daha sonra 1860-1915 yılları arasında Anadolu’yu terek ederek Karadeniz’in karşı kıyısına göçen/sürülen ve bugün Abhazya ve Rusya’nın Krasnodor bölgelerinde yaşayan Hemşin­liler.

Doğu ve batı Hemşinlileri Sünni Müslüman olup kendilerini Türk Mil­letinin bir parçası olarak görürler, Kuzey Hemşinlileri ise gregoryen Hıris­tiyan olup kendilerini Ermeni milletinin bir parçası olarak görürler.

Hemşince (Hamşesnak – Hamşetsu lizu), Doğu ve Kuzey Hemşinlile­rince konuşulan bir dil olup, akademik olarak Ermenicenin batı lehçesi­nin kuzeydoğu ağzı olarak tanımlanmaktadır. Günümüz Batı Hemşin­lileri Hemşince bilmezler, onlar içinde Ermenice kelimelerin de olduğu kendilerine has bir şive ile Türkçe konuşmaktadırlar. Hemşince, eğitim ve yazın dili olarak kullanılmadığı için gelişememiş, kelime dağarcığı sınırlı kalmış, Türkiye’de Türkçenin, Rusya’da da Rusçanın etkisi altında kalmış­tır. Hemşince tarihi kaynaklarda ve günümüz Ermenistan’ında Ermeni al­fabesi ile yazılmaktadır, ancak Türkiye’de Latin alfabesi, Rusya’da ise Kiril alfabesi ile de yazılmaktadır. Kapalı toplum yapısı içinde varlığını son yıllara kadar sürdüren Hemşince, artık genç kuşaklar tarafından seyrek olarak konuşulmaktadır. Hemşince, BM Eğitim, Kültür ve Bilim Örgütü UNESCO’nun 21 Şubat Uluslararası Anadil Günü nedeniyle, Şu­bat 2009’da yayımladığı “Tehlike Altındaki Diller Atlası”nda ülkemizde tehlike altındaki 15 dil içinde “kesinlikle tehlike altında olan diller” arasın­da sayılmıştır. Hemşince’nin Türkiye’de yaklaşık 30-40 bin kişi tarafından konuşulduğu tahmin edilmektedir. Kuzey Hemşinlilerinden Hemşince konuşan sayısı hakkında ise yeterli bilgimiz yoktur.